Metadon’un kemoterapiyi destekleyen, tümör küçültücü etkisi hakkında tartışma

Berlin – Kanser hastalarında metadon’un etkilerini araştıran çalışmanın ilk sonuçları açıklandı. Mart 2017’de Anticancer Research (2017; doi: 10.21873/anticanres.11438) dergisindeki yayında, Berlin Charité Hastanesinden bilim adamları, 27 primer ve rezidif beyin tümörlü hastada yaptıkları çalışmayı yayınladılar.

Kemoterapiye ek olarak D- ve L- Metadon, onkologlar tarafından her hasta için farklı dozlarda tedavi planlarına eklenmiş. Ulm Üniversitesi Hastanesinde onkolojik araştırmalar yapan Claudia Friesen, in vitro glioblastom hücrelerinde ve fare deneylerinde metadonun doxorubicin isimli zitostatik etkili kanser ilacinin etkisini güclendirdigini tespit etmisti. Umut verici bu verilere ragmen, hem arastirmayi yapan Ulm üniversitesi hem de Berlin Charité den konunun diger uzmanlari  görüs birligi yaparak; denek sayıları henüz yeterli olmayan çalışmalardan dolayı konuya temkinli ve kritik bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirtmekteler.

27 hastadan oluşan araştırma serisinde hastalar kullandıkları kemoterapik ajanlar Temozolomid, CCNU ya da Bevacizumab (Avastin)’e ek olarak başlangıçta günlük 5 mg metadon aldılar.  Tedaviyi planlayan Hämato-Onkologlar dozu ilerleyen aşamada günlük 15 ila 35 mg’a kadar yükselttiler. Sonuç: Metadon standart kemoterapik  ajanlar ile toksitite, kalp çarpıntısı, terleme, huzursuzluk gibi yan etkilere yol açmadan güvenli bir şekilde kombine edilebilmekte.

6 aylik rezidifsiz sörvi orani, daha önce yapilmis arastirmalardaki plasebo grubu ile benzer düzeyde. Uzmanlar hasta sayisinin azligi, hastaliklarin degisik türlerde ve degisik seviyelerde olmasindan dolayi cikarim yapmanin zor oldugunu tekrar tekrar vurgulamaktalar.

`Calismamizin öncelikli amaci, metadon tedavisinin süregelen bir kemotrepi ile beraber uygulanabilir olup olmadigidir.´ diyen yardimci yazar Peter Vajkoczy,  calismaya heterojen bir hasta grubunun katilmis olmasindan dolayi elde edilen sonuclarin ancak sinirli bir sekilde yorumlanabilecegini özellikle vurguladi.

Embed from Getty Images

Methadonun Avantajları

Metadon hakkinda basında cıkan olumlu ve ümit verici haberler Almanya Iserlohn da bulunan Mutter Teresa Hastanesi palyatif tip uzmani  Hans-Jörg Hilscher in rapor ettigi pozitif vaka haberleri, bu ilac ile ilgili umutlari son aylarda giderek arttirdi. Ilacin halihazirda agri kesici olarak zaten  kullanim izinlerinin bulunmasi ve patentinin süresi dolmus olmasindan günlük kurus seviyesindeki tutari, hasta ömrünü uzatan ilaclar ile kiyasla cok ucuz olmasi da metadonu cazip hale getirmekte.  Örnek olarak Avastin isimli ilacin Almanya da 3 aylik tutari yaklasik 25.000 Euro seviyesinde. Klinik arastırmalarda ortaya çıkan sonuç ise tam bir felaket: Avastin beyin tümörlü hastalarda 12 aylik kullanim sonrsai total sörvi süresini plasebo ilaca göre uzatamamakta. Alman ARD televizyonuna yaptigi yorumda Dr  Friesen metadonun, 20.000 – 25000 euroluk ilaclara karsin ayni sürede 12 euro ya mal olmasi sebebi ile güclü ilac lobisinden dolayi piyasada zaten herhangi bir sansi olamayacagini ima etti.

Alman Hemotoloji ve Onkoloji Birligi – DGHO (Deutsche Gesellschaft für Hämatologie und medizinische Onkologie) basinda son aylarda sikca rastlanan yayinlari hedef alarak henüz yeterli veri olmamasi sebebi ile bilinsizce ve kontrolsüz Metadon kullaniminin tehlikeli  olabilecegi konusunda uyardi. 23. agustos 2016 da yapilan basin aciklamisinda , tedavi surecinde gözlenen pozitif gelismelerin Metadon kullanimi ile baglantili olup olmadiginin henüz kesinlesmedigi vurgulandi.

En sonunda saglikli bir cikarim yapabilmek ilac firmalarindan bagimsiz, cok sayida hastanin katildigi kontrollü calismalarin yapilmasinin gerekli oldugu Heidelberg Nöroloji Klinigi Direktörü Wolfgang Wick tarafindan da belirtlimekte. Ayrica Wick, Friesen tarafindan yayinlanan calismanin  Metadonun Doxorubicin isimli ilacin etkisini artirmasi ile ilgili oldugunu ama bu ilacin beyin tümorlerinde hic bir rol oynamadigini belrtmekte.

Metadon kanser hastalarında ağrı kesici olarak kullanılabilir

Vajkoczy’e göre metadon’un hastalarda ağrı kesici olarak kullanılmasında bir sakınca yok, fakat yan etkileri bakımından diğer opiatların kullanımı metadon’a göre daha öngörülebilir ve pratik. Mide bulantısı, kabızlık, kalp ve sinir sisteminde ortaya çıkan yan etkileri, metadon kullanımı halinde göz önünde bulundurulmalı.

Alman S3- Tumor-Ağrı Terapisi Protokolü kesin bir doz belirtmeksizin metadonu, 3. seviye opioid tedavi protokolü kapsamında ilk tercih ya da ileri aşama tedavisi olarak tavsiye etmekte.  Doz tavsiyesinin eksik olmasının sebebi ise hastanın kilosu, opiat kullanım anamnezi, ağrı şiddeti gibi etkenlerin doz belirlemede belirleyici olmaları. Dr. Wick’e göre beyin tümörü hastalarının çoğunda ağrı ile ilgili problem görülmemekte.  Metadonu ağrı kesici olarak kullanmak metadonu terapi programına eklemek için bir bahane.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.