Karpal Tünel Sendromu – KTS – nedir?

Karpal Tünel Sendromu, bir ya da her iki elin ilk üç parmağında (D1, D2 ve D3) uyuşukluk ve karıncalanma hissi ile kendisini belli eden, ilerleyici özellik gösteren bir hastalıktır.

 

Embed from Getty Images

 

El bileğinin ortasındaki karpal tünel adı verilen kanaldan geçen ve ilk 3 parmağın sinir iletiminden sorumlu medyan sinirin (nervus medıanus) bası altında kalması sonucu ağrı, uyuşukluk ve güçsüzlükle kendini gösterir.

Hangi Sıklıkta ve Yaşlarda Görülür?

Her iki cinsiyette de rastlanmasına karşın daha çok 40 – 50 yaş arası hanımlarda görülmektedir.

Medyan Sinir kompresyonu (basısı) neden meydana gelir?

Karpal tünel – canalis carpi – (bilek kanalı), el bileğindeki kemikler (os hamatum, os scaphoideum, os capitatum  os lunatum, os trapezium, os trapezoid) ile retinaculum flexorum (eski latince tabiri: ligamentum carpi transversum) isimli bant ile sınırlı olan ve  içerisinden 9 fleksor tendonun (parmak bükücü tendonlar) ve medyan sinirin (nervus medianus) geçtiği anatomik bir oluktur.

Bu kanalın yapısal olarak dar olduğu kişilerde klinik belirtilerin ortaya çıkmasına yatkınlık, doğal olarak daha fazla olmakla beraber bazı faktörler hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Aşırı kilo. şeker hastalığı, aşırı alkol kullanımı ve damarsal hastalıklara sahip kişilerde karpal tünel sendromu daha sık görülmektedir. Temel olarak karpal tünel sendromuna kanal içindeki hacmin değişik sebeplerden dolayı azalması sonucu sinire uygulanan basınç artışı neden olmaktadır.

 

meydan sinir basısı
Karpal tünel sendromunda medyan sinir basısı oluşmakta

 

Bilek kanalının daralmasının bir çok sebebi olabilir:

  • El ve el bileği çevresinde oluşan kırıklar.
  • Tendon kılıflarının enfeksiyonu veya kalınlaşması kanalda mekanik daralmaya neden olabılır.
  • Sinir kılıfının tümörleri,
  • Avuç içi yumuşak doku enfeksiyonları
  • Bazı meslek gruplarına özgü hareketlerin sık olarak tekrar edilmesi (marangozlar, profesyonel tenisçiler, elleriyle sıklıkla bulaşık yıkayanlar, şoförler)
  • İleri seviyede Dupuytren Kontrakturu
  • Hamilelik
  • Hipotiroid
  • Romotoid artirit,
  • Böbrek yetmezliği ve üremi (hyperürikemi),
  • Amiloidoz,
  • Tendinitis, tenosynovialitis
  • Kistik yapılar (sarkoid kist, ganglion)

Klinik Belirtiler Nelerdir?

Hastalar gece uykuya daldıktan birkaç saat kadar sonra parmaklarda ve elde şişme hissi, uyuşma ve karıncalanma ile uyanırlar. Parmaklar sertleşmiştir, hasta ellerini şişmiş ve gerilmiş hisseder; fakat gerçekte objektif bir değişiklik gözlenmez. Hastalar ellerini sallar ve ovarlar, çoğunlukla yataktan kalkarlar ve kısa süre sonra rahatlarlar. Bazen bir gece içinde birçok kez tekrarlayan ataklar olur ve hastalarda ciddi uyku bozukluğuna yol açar. Nadir olarak eldeki uyuşmalar kol, omuz ve boyuna kadar yayılabilir. Ellerin çok kullanıldığı işler sonrası şikayetler tekrar kendini belli eder. İlerleyen dönemde ilk üç parmakta kuvvet kaybı ve baş parmağın avuç içi kaslarında erime ortaya çıkar

Hastalığın tanısı nasıl konulur?

El bileğine refleks çekici ile vurulduğunda, hasta el parmaklarında elektrik çarpması yani şok benzeri bir yanıt alınır. Bu Hoffmann-Tinel bulgusu olarak bilinir. EMG (elektromyolografi) testi ile büyük oranda kesin tanı konulabilir. Elektro-fizyolojik ve klinik bulgular iyi bir şekilde değerlendirildiğinde diğer tetkiklerin pek anlamı kalmaz fakat bazı özel vakalarda manyetik rezonans görüntüleme faydalı olabilir.

Karpal Tünel Sendromunun tedavi yöntemleri nelerdir?

Konservatif tedavi Yöntemleri:

Hastalığın başlangıç aşamasında nörolojik ve motor bozukluğu olmayan hastalarda konservatif tedavi yöntemlerine başvurulmalıdır.  El bileğini nötral pozisyonda tutarken parmakların serbest hareket  etmesine imkân veren bilek ortezleri ve gece istirahat bileklikleri, şikayetlerin şiddetini azaltıp istirahat edilmesi durumunda hastalığın ilerlemesini bir müddet geciktirebilir.

Lokal ilaç tedavisi yani karpal kanala hidrokortizon enjeksiyonu sonrasında geçici bir süre için şikâyetler ortadan kalkabilmekte. Ağızdan düşük doz kortizon tedavisinin iyi sonuçlar verdiği bildirilmiştir. Fakat bu ilerleyici  hastalığın tedavisinde kortizon kullanımı, sistemik ve lokal yan etkileri sebebi ile uzun vadede yarardan çok zarar vermekte ayrıca hastalığın (mekanik) sebebini ortadan kaldırmada etkisiz, zaman kazandırıcı bir semptomatik tedavi olarak görülmelidir.

Cerrahi tedavi metodları:

Konservatif Tedavi Yöntemleri ile şikayetleri geçmeyen hastalarda fazla vakit kaybetmeden yani lokal sinir harabiyeti daha fazla artmadan cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Geç kalınmadığı taktirde cerrahi olarak sinir üzerindeki basınç ortadan kalktığında sinir harabiyeti geriye dönüşümlü olup şikayetler tamamen ortadan kalkar. Medyan sinirin ne kadar süredir bası altında kaldığına bağlı olarak şikayetler hemen ameliyat sonrası ile altı ay ve daha uzun bir sürede de ortadan kalkabilmektedir.

Klasik cerrahi girişimin yanında son yıllarda endoskopik (minimal invazif) metod kullanımı da artmaktadır. Her iki yöntemde de şikayetlerin tekrar nüks etmesi yüzde 5-7 oranında görülür ve sıklıkla revizyon ameliyatı gerekmektedir.

 

Dr. med. Görkem Atalay

Plastik, Rekonstrüktif ve El Cerrahisi

Klinikum Kulmbach

Albert Schweitzer Str. 10

95326 Kulmbach / Almanya

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*